ERKEKLER EŞLERİNİN;

e1– Israrcı olmaları: Arada bir talepleri karşılanmazsa bile sürekli o talebi dillendirmeleri
– Vıdı vıdı yapmaları: Az ama öz konuşamamaları
– Çalışmayan bayanların eşinin alışkanlığını ve talebini bildiği halde hastalık, gece çocuk bakmak vb hariç kahvaltı hazırlamaması, kapıdan uğurlamaması
– Erkeği iş saatleri içinde zorunlu nedenler dışında sık sık arayarak ‘nerdesin?’ ‘ne yapıyorsun’ ‘yanında kim var’ sorularını yöneltmesi
– İkide bir ‘beni seviyor musun’ ‘ ne kadar seviyorsun’ sorgulaması
– Telefonunun sık sık kontrol edilmesi
– Tartışmalar sırası veya sonrasında aile büyüklerini arayarak, ağlama eşliğinde şikayet
– Yatak odasını cezalandırma aracı olarak görmesi
– Erkeğe özgürlük alanı tanımak istememesi
– Sosyal çevresine sık sık müdahale etmek istemesi: Şununla görüş, bununla görüşme vb.
– Annesinden kıskanması, annesini şikayet etmesi
– Ekonomik durum bozulduğunda harcamalarında kısıtlamaya gitmek istememesi, eleştirmesi ‘ senin yüzünden dara düştük’ vb
– Başkalarının eşlerine aldıklarından söz etmesi : ‘Leyla’ya kocası yeni televizyon almış, bilezik almış vb’
– Kapıdan girer girmez çocuklarla ilgilenmesini istemesi : ‘Al şu çocukları, bütün gün beni yedi bitirdi’ vb
– Eve gelişinde trafik vb nedenlerle geç kaldığında surat asması ve sorgulaması.
– Tartışmalarda erkeğin ailesini kötülemesi
– Sürekli geçmişi gündem yapmaya çalışması

davranışlarına tahammül edemediklerini söylemektedir.

Erkek bu problemleri daha çok içinde yaşayarak kendince çözmeye çalışmaktadır. Yanılmaktadır. Bir süre sonra kendini kullanılmış, üstünde ağır yükler olan, bekarlık hayatının sorumsuz günlerine özlem duyan, ayakları her akşam adeta geri, geri giderek, annesinin şefkatini arayan duygular içinde bulmaktadır. Artık tartışmanın veya konuşmanın anlamsız ve çözüme ulaşmayacağını düşündüğünden iyice kendini kapatır. Kimisi ise daha dışa dönük olarak yaşamaya çalışır. Bazen iş yoğunluğu bazen de arkadaşın problemini çözme vb gerekçelerle eve daha geç giderek aslında kaçmanın yolları aranmaktadır. Bu tahammülsüzlük problemlerinin kaynağı tespit edilip, zamanında çözüldüğü taktirde oluşabilecek sadakatsizlik sonucu da ortadan kalkar. Aldatma olmasa bile erkek bir süre sonra çalışmak zorunda olduğunu, elaleme rezil olmamak ve çocuklar için bu evliliğe katlanmak zorunda olduğunu düşünerek yaşayan ölüden farksız hale dönüşür.

Yakın arkadaş veya akraba dışında kimseye danışmak istemiyorlar. Oysa, arkadaşlarının evliliği veya tecrübesi ne olursa olsun kendi evliliğine kes yapıştır tarzında uygulama hayaline girmemek gerekir. Çünkü kurduğu ailenin kadını kendine özel ve tektir. Başkasının eşi ile aynı duygu, beklenti, tepki, kültür içinde olması mümkün değildir. Eşini tanımak, anlamak, tepkilerinin kaynağını tespit etmek şarttır.

Belkide, eşi kendisinde bulamadığı beklentileri nedeniyle davranışlarında bu şekilde rahatsız edici olmaktadır. Problemi bağırarak, bastırmaya çalışmak ise hataların en büyüğüdür.

Yorum Yazın

E-Mail adresiniz paylaşılmayacaktır. İşaretli alanları doldurun *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

formu temizleGönder